E U T C C…     TURGUT OLCAŞ

E U T C C… TURGUT OLCAŞ

YILBAŞI   BİLETLERİ   HIZLA   TÜKENİYOR…

YILBAŞI   BİLETLERİ   HIZLA   TÜKENİYOR…

YSK BAŞKANI GÜVEN  ”PARTİLER SANDIKLARINA SAHİP ÇIKSIN”

YSK BAŞKANI GÜVEN  ”PARTİLER SANDIKLARINA SAHİP ÇIKSIN”

AK PARTİ’DE YERLİ  MALI HAFTASI ETKİNLİKLERİ

AK PARTİ’DE YERLİ  MALI HAFTASI ETKİNLİKLERİ

SİYER-İ NEBİ’ SINAVI FETHİYE’DE DE YAPILDI

SİYER-İ NEBİ’ SINAVI FETHİYE’DE DE YAPILDI

 Solumsu solcular…Turgut Olcaş Gork Kabak
    • beskaza@beskazagazetesi.com
    • 12 Kasım 2018 - 15:52:51

                                        Solumsu solcular…

            Sohbetlerde hep karşılaşırız… Tanımadığı bir adamı, tanıdığı bir adama kimdir bu adam, neyin nesidir, ne iş yapar, kafa yapısı nedir gibi sorular yönelterek kimliği hakkında bilgi sahibi olmak isteriz. Aldığımız kimlik bilgileri arasında, sağcıdır ama iyi insandır ya da kötü… Solcudur ama iyidir ya da yaramazdır şeklinde cevaplar olur.

Az gelişmiş veya geri bıraktırılmış ülkelerde halk, sağcılığı iyi, solculuğu kötü olarak algılar. Öyle bir yere gelmişiz ki, insanlar ayakkabı giyerken önce sağ ayağı ile giyer ayakkabısını. Evden çıkarken sağ adımını atmasını salık verirler. Sağ eli sol kola, sağ bacağı sol bacağa tercih eder vb… Böyle inanılıyor. Böyle inandırılıyor… Kısaca siyasete bile yansıması sağ siyaset iyi, sol kötü!..         Oysa öyle değil. O zaman, siyasetteki sağ-sol kavramlarının otaya çıkışı nasıl olmuş, ona bir bakalım.

Dünyada insanlık tarihi hep ezenlerin ve ezilenler karşılıklı mücadelesiyle geçmiştir. Mutlu azınlık olan ezenler, çoğu zaman mutsuz çoğunluk olan ezilenlerin destekleriyle iktidar olmuşlardır. Bu mutlu azınlık, çağlar boyunca insanların dini duygularını kendi çıkarlarına alet ederek, işçiyi emekçiyi yoksul halkı daha da yoksullaştırarak, baskıcı yönetimleriyle kendilerine bağımlı hale getirerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Fransa’da Kral, meclisin aldığı kararlardan istemediği, beğenmediği kararları veto ediyor ve baskıcı yönetimini devam ettiriyordu. Böyle bir hakkı vardı kralın. Halk baskılara dayanamamış, tepki vermeye başlamıştı. 1760’lara gelindiğinde Kral 16. Louis halkın baskıları karşısında kurucu meclisi Versay Sarayı’nda toplamak zorunda kalır. Bu toplantıda, Kral’ın veto hakkını savunan soylular ve ruhban sınıfı temsilcileri, oturum başkanını sağ yanında, Kral’ın böyle bir ayrıcalığının olmamasını savunan ve yönetimde hak talep eden  köylü sınıfının yanında yer alan burjuva temsilcilerinin de başkanın sol tarafında oturması sonucu, sağ-sol kavramları siyasete girmiştir. Yani ezenler ve ezilenlerin o oturumdaki oturuş şekli, siyasetteki sağ ve sol kavramlarını icat etmiştir. Bizlerde ise bu kavram, 60’lı yıllarda İnönü’nün CHP Genel başkanı ve Başbakanlığı dönemlerinde “ortanın solu” olarak girmiştir siyasetimize.

Günümüzde sağcılık daha çok kafatasçı milliyetçiliği dinciliği, gelenekçiliği, kapitalizmi ve serbest piyasa ekonomisini savunan, gelenekleri, adetleri alışkanlıkları korumaya yönelik tutucu muhafazakâr hareketler olarak anlaşılmaktadır.

Solculuk ise; toplumcu, emekten ve emekçiden yana olan, ilerici, hak ve özgürlükten, bağımsızlıktan yana olan, sömürüye karşı duran anlayış olarak anlaşılmaktadır.

Şunu iyi görmemiz gerekiyor:

Dünya üzerinde kapitalizm ve sosyalizm gibi iki ekonomik sistem görülürken Atatürk, ulus devletimize uygun düşen devletçilik yönü ağır basan karma ekonomik sistemin uygulanmaya konmasını sağlamıştır ve dünyanın en hızlı gelişen, yükselen ülkesi haline gelmesini başarmıştır. Ancak ömrü, bu gelişmeyi sağlayan Milli Demokratik Devrimimizi tamamlanmasına yetmemiştir.

Dolayısıyla karşı devrim de kazanma durumuna gelmiştir.

Ve:

Bu gün ülkemizde; ezilen ve sömürülen, emekten ve emekçiden yana olması gereken insanların içinde, maalesef dönekler sahte solcular  olduğu gibi ABD emperyalistlerinin çıkarlarını ön planda tutarak ülke çıkarları için çalıştıklarını söyleyen ve eylemlere girişen solumsu solcular da var.

 

Bunlar, ülkemizin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Amerika ile savaş halinde olduğunu görmüyorlar mı? Görüyorlar!..

Bunlar, AB’nin bu projeyi desteklediğini bilmiyorlar mı?.. Biliyorlar!..

Bunlar, PKK’nın Kürt halkını temsil etmediğini anlamıyorlar mı?.. Anlıyorlar!..

Bunlar, HDP’nin PKK siyasetini uyguladığını, legal temsilcisi olduğunu, bunlara oy verilmesinin cumhuriyet ilkelerine ve ülke bağımsızlığına uymadığını fark etmiyorlar mı?.. Fark ediyorlar!..

Neyse uzatmayalım.

Bu durum, 16. Louis’i destekleyen soylular ve ruhban sınıfının karşısında yer alarak, işçi ve emekçi sınıfı temsilcilerinin yanında yer alan burjuvazinin, sonraları ayrılarak kralın saflarına geçmesine benziyor.

Bu işler, cumhuriyetle kavgalı olan siyasi kimliklerle, Atatürk’le sorunu olanlarla ve de solumsu solcularla olmaz…

Ne diyelim… Gün ola harman ola!..

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz