FETHİYELİ  ŞEFLER  GASTRONOMİ  ŞEHRİ  KİLİS’TE

FETHİYELİ  ŞEFLER  GASTRONOMİ  ŞEHRİ  KİLİS’TE

FETHİYE LİONS’TAN DÜNYA DİYABET GÜNÜ ETKİNLİĞİ

FETHİYE LİONS’TAN DÜNYA DİYABET GÜNÜ ETKİNLİĞİ

EMLAKÇILAR ODASINDAN NEZAKET ZİYARETİ

EMLAKÇILAR ODASINDAN NEZAKET ZİYARETİ

FETHİYE BELEDİYESİNDEN ÜCRETSİZ ŞEKER ÖLÇÜMÜ

FETHİYE BELEDİYESİNDEN ÜCRETSİZ ŞEKER ÖLÇÜMÜ

SAĞLIK  POLİTİKASINA  ELEŞTİRİ…

SAĞLIK  POLİTİKASINA  ELEŞTİRİ…

               Üretmeden tüketmek!..
    • beskaza@beskazagazetesi.com
    • 16 Ekim 2018 - 10:03:18

 

 

 

 

            Oluşturmak, aynı türden canlıları çoğaltmak-yaratmak, ekonomik bir etkinlik sonrası ürün elde etmek şeklinde tarif ediliyor üretmek. Bunun  karşılığı da tüketmek, yani yok etmek…

İnsanlık, tarih boyunca, ilkel şartlarda bile üreterek tüketmiştir. İşin doğası bu… İhtiyaç bu… Hayatın her alanında üreteceksin  ve tüketeceksin. Eğer bunu yapmazsan, üretmezsen ele-güne avuç açacaksın ağır bedeller ödeyerek.

Konuya paldır-küldür girdik… Çünkü:

 

Bu gün, günlerden  pazar. Yerli yabancı herkes karınca kararınca pazar alışverşinde. İnce eleyip sık dokuyorlar, daha ucuzunu arıyorlar, filesine daha az yiyecek katıyorlar.

Kısaca alım gücümüz zayıflamış.

Neden?..

Her alanda yabancılaşma, milli hedeflerden sapma, borç para ile yaşama ve borcu borçla ödeme, özelleştirme vb…

 

Ama biz yakın zamana kadar, dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olarak, tarım ve hayvancılık alanına bir bakalım.

Bilirsiniz tarım olmadan hayvancılık olmaz. Tarım ve daha çok köylülük öldürüldükten sonra, kasaplık hayvan ithalatında  dünya ikincisi olduk, Avrupa’da birinciyiz…

Bu gün, fıstık ,fındık, üzüm, kayısı ve narenciye dışındaki ürünleri ithal ediyoruz. (Ki fındığın üretim merkezi biziz, borsası Almanya ve İsviçre’de. Üretici ise zarar ediyor.)

Mesela, Adana’nın,Şanlıurfa’nın, Diyarbakır’ın, Muş’un Aydın’ın en önemli ürünü olan pamuğu ithal ediyoruz. Lozan antlaşması ile bizim olan 152 adamızın işgaline göz yumulan Yunanistan’dan pamuk alıyoruz. Oysa Yunanistan’ın tüm topraklarının iki katı bizim tarım alanımız var. Ve yılda bir milyar dolar ödüyoruz pamuk ithalatına!..

Bir buğday ülkesi olarak her yıl 4 ile 5 milyon ton buğday ithal ediyoruz, Rusya’dan Ukrayna’dan.(I)

Bulgaristan’dan saman ithal ediyoruz.

Domates ithal ediyoruz KKTC, Romanya, Ukrayna’dan. Enginarı Irak’tan, Mısırdan alıyoruz. Arpayı Fransa’dan alıyoruz.

Çayı Srilanka’dan ithal ediyoruz mesela.

Antep fıstığı üretiyoruz 155 bin ton. 120 bin tonunu tüketiyoruz. 35 bin fazlalığımıza rağmen Antep fıstığı ithal ediyoruz.

Elma, armut, ayçiçeği, kuru fasulye, salatalık, kabak, patates, soğan, yulaf, nar, vb. yaklaşık 100’ün üzerindeki ürünü yaklaşık 126 ülkeden ithal ettik ve ediyoruz.

Ayrıca son 16 yılda tarım alanlarımız 26.5 milyon hektardan 23 milyon hektara düşmüş. Yani 3.5 milyon hektar tarım alanı da betonlaşmış TOKİ evleri yapılmış.

 

İşte son 14 yılda dışa bağımlı ithalata dayalı ekonomik politika bağlamında, dışa bağımlı tarım  modeli uygulanması sonucu, tahılda18 milyar dolar, pamukta 17 milyar dolar, yağlı tohum ve benzerlerine 37 milyar dolar, bakliyata 3.5 milyar dolar ödemişiz.

Halkımızın ve ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların kaynağı dışa bağımlı bu politikalardır. Bizleri üretmeden tüketen topluma dönüştürdüler.

Oysa çıkış: “Cumhuriyetimizden” asla taviz verilmemesindedir, ulusal politikalar ve devletçilik yanı ağır basan karma ekonomik  modelin hayata geçirilmesindedir. Başka çare yoktur.

 

 

 

 

 

 

 

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz