MUĞLA  VALİLİĞİNDEN  FİYAT FIRSATÇILIĞI YAPANLARA UYARI

MUĞLA  VALİLİĞİNDEN  FİYAT FIRSATÇILIĞI YAPANLARA UYARI

SEYDİKEMER MUHTARLARI GÖNÜL SOFRASINDA BULUŞTU

SEYDİKEMER MUHTARLARI GÖNÜL SOFRASINDA BULUŞTU

NARKOTİK  TIRI  FETHİYE’ DE…

NARKOTİK  TIRI  FETHİYE’ DE…

MUHTARLARA  KAHVALTI ETKİNLİĞİ

MUHTARLARA  KAHVALTI ETKİNLİĞİ

19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ TÖRENLE KUTLANDI

19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ TÖRENLE KUTLANDI

HAYVANLARDAN İNSANA GEÇEN  ŞARBON’A  DİKKAT
    • beskaza@beskazagazetesi.com
    • 7 Eylül 2018 - 16:23:17

HAYVANLARDAN İNSANA GEÇEN  ŞARBON’A  DİKKAT

Ülke genelinde son günlerde bazı hastanelerde şarbon vakası görülmesi üzerine Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Şarbon hastalığının gündeme gelmesiyle birlikte vatandaşlar şarbonlu et nasıl anlaşılır araştırır oldu. Şarbon hastalığı mikrobun vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 2-7 gün sonra ortaya çıkar. Belirtiler hastalığın klinik şekline göre değişiklik gösterir. Peki şarbonlu hayvanın eti nasıl anlaşılır? Tüm bunları öğrenmek için gazetemiz muhabiri Veteriner Hekim Mustafa Tanır’ın kapısını çaldı…

“TETKİK İŞLEMLERİ VE TÜM KONTROLLER SINIRA GİRMEDEN ÖNCE YAPILMALIDIR”

Fethiyeli Veteriner Hekim Mustafa Tanır, son günlerde Türkiye’nin gündeminde bulunan ithal hayvanlar ile yaygınlaşan şarbon hastalığına dikkat çekti. Tanır, hastalık genelde sindirim yolu, solunum yolu ve deri yolu ile bulaşmaktadır ifadelerini kullanarak ithal hayvana dikkat çekti. Tanır açıklamasında “Yıllardır evinizde çocuğunuz gibi beslediğiniz kedinizi veya köpeğinizi yurt dışına kolaylıkla çıkaramıyorsunuz ama ülkemize etini ve sütünü içtiğimiz ithal hayvanlar kolay bir şekilde girmekte. Tarım Bakanlığımızın gerçekleştireceği yurt dışı veteriner hekim kontrollüne ek olarak;  21 günlük karantina uygulaması ve çeşitli hastalıklara karşı laboratuar tetkikleri hayvanlar sınır bölgesindeyken yapılmalıdır. İthal edilen hayvanlarla ilgili tüm işlemler ülkeye girişi onaylanmadan önce yapılmalıdır. Bugün olduğu üzere sonuçlar alınmadan hayvanların ülkeye sokularak, ülkemiz sınırları içersinde 21 günlük karantina işlemlerinin yapılması son derece sakıncalıdır. Hastalığı bu şekilde ülkeye sokmuş olursunuz. Diğer bir durum da; tetkik işlemlerinin bu hayvanları ithal eden yurt içindeki hayvancılık işletmelerince yapılması ise son derece sakıncalı bir uygulamadır” dedi.

“EN AĞIR VE ÖLÜMCÜL FORMU İSE SOLUNUM FORMUDUR”

Gölbaşı yakınlarındaki bir çiftlikte ortaya çıkan ve ülke gündemine oturan insan sağlığı açısından son derece önemli olan hayvanlardan insanlara bulaşan şarbon hastalığına dikkat çeken uzmanlar şarbonun önemli bir zoonoz hastalığı olduğunu ifade ediyorlar. Fethiyeli Veteriner Hekim Mustafa Tanır konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şarbon etkeni bakteri çok önemli zoonoz (hayvandan insana buluşan) bir hastalıktır. Şarbon tüm sıcak kanlı hayvanlarda özellikler koyun ve sığırların yanı sıra insanlarda hastalığa neden olur.  Bu bakterinin sporları dış ortamda onlarca yıl canlı kalır ve hastalık yapma gücünü kaybetmez” dedi. Tanır, hastalığın genelde sindirim, solunum ve deri yoluyla bulaştığının altını çizerek şunları söyledi: “İnsanlarda deri formu bu hastalığın en hafif formudur. Hasta hayvana veya etine, derisine, kasaplık eşyalar ve benzeri temasla şekillenir. Sindirim formu hasta hayvanın eti başta olmak üzere; sakatat, süt ve benzeri ürünlerin tüketimi ile oluşur. En ağır ve ölümcül formu ise solunum formudur. Yoğun etken olan ortamlarda bu etkenlerin sonulum havası ile alınması sonucu oluşur” dedi.

“ŞARBON HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇER”

Eti kaynatmakla veya pişirmekle şarbon mikrobunu öldüremezsiniz diyen Tanır “Şarbon mikrobunun ölmesi için en az 160 C. derecelik bir ısı gerekir bu ısıyı  sağlamanız mümkün değil. Su’da kaynatsanız en fazla 100 C. dereceye ulaşırsınız. Şarbon mikrobu asla ölmez.  Şarbona yakalanan hayvanları ölümden iki gün kadar öncesinde dışkıları, idrarları ve sütleri ile bu bakteriyi çevreye yaymaya başladıkları da unutulmamalıdır. Şarbon etkenin hastalık yapma potansiyeli yüksek olup, çeşitli faktörlere bağlıdır. Hastalanan hayvanlardaki ölüm oranı yüzde yüzdür. Şarbon hayvanlardan insanlara geçer. İnsandan insana bulaştığına dair ise kanıt yoktur. Sığır ve koyunlarda peroksit seyreden ve saatler içerisinde ölüme yol açan şarbon insanda ve yanı sıra köpekler, atlar ve domuzlarda potansiyel olarak ölümcül olmasına rağmen genellikle ani ölümlere yol açmaz. Bir bölgede salgın çıktığı zaman kontrollü çok erken tedaviye başlanmalı, sağlam olanlara aşılama yapılmalıdır. Atık gübre vb. tüm hayvansal atık ve malzemeler imza edilmelidir. Barınaklar dezenfekte edilerek salgın bölgesi karantinaya alınmalıdır. Hasta hayvanlar derhal imha edilmeli ve bu hayvanlardan elde edilen hiçbir ürün kesinlikle kullanılmamalıdır. Ölen hayvanların otopsileri yapılmamalı, en az 2 metre derinliğe gömülmelidir” dedi.

“NETLEŞMELİ”

Şarbonun ülkemize ithal hayvanlarla gelip gelmediğinin de tartışıldığını söyleyen veteriner hekim Mustafa Tanır, “Bu hastalığın kuluçka süresi 3-7 gün olup bu bağlamda hastalığın ithal hayvanlarla ülkemize gelmiş olması çokta olası görülmemektedir. Bununla birlikte olayın netleşmesi açısından cevaplanması gereken bazı sorular bulunmaktadır. Hayvanların yurt dışında transportu sırasında bu yolculuk sürecinde ölen hayvan olmuş mudur? Olduysa bu hayvanların durumu ve akıbeti nedir? Herhangi bir nedenle ölen hayvan olduysa bu hayvanlara temas eden diğer hayvanların durumu ne olmuştur? Ülkemizde Gölbaşı’nda gözlenen vaka ile gündeme gelen şarbon salgını öncesinde şarbon tespit edilmiş olan başka bir odak var mıdır? Özellikle Kurban Bayramı öncesi yoğun olarak yaşanan hayvan hareketlerinin bu hastalığın bir bölgeden diğerine taşınmasında rolü olmuş mudur?” dedi.

“İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”

“Bir süre öncesine kadar hayvan ihracatı yapan ülkeden alımı gerçekleştirilen hayvanlar tarım bakanlığımız veteriner hekimleri tarafından kontrolden geçirilmekteydi. Günümüzde bu uygulamadan vaz geçilip geçilmediği de açığa kavuşturulması gereken bir diğer konudur” diyen Veteriner Tanır,“Bildiğimiz kadarıyla bu uygulamadan vaz geçilmiştir. 6-7 aydır bakanlığımız tarafından hayvan ithalatlarında veteriner hekim görevlendirilmesi yapılmamakta, hayvan seçimi ithalatçı firma tarafından gerçekleştirilmektedir. İnsan sağlığını direk tehdit eden 300 kadar zoonoz hastalığı varlığı düşünüldüğünde bu destekleme işlemine tamamen özel sektöre devretmek mantığa uygun bir uygulama olarak görülebilir mi?  Tarım Bakanlığımızın gerçekleştireceği yurt dışı veteriner hekim kontrollüne  ek olarak 21 günlük karantina uygulaması ve çeşitli hastalıklara karşı laboratuvar tetkikleri de daha hayvanlar sınır bölgesindeyken ithal dilen hayvanların ülkeye girişi onaylanmadan önce yapılmalıdır. Bugün olduğu üzere sonuçlar alınmadan hayvanların ülkeye sokulması ve 21 günlük karantina işlemlerinin bu hayvanları ithal eden yurt içindeki hayvancılık işletmelerinde yapılması ise son derece sakıncalı bir uygulamadır” dedi.

(HABER/FOTO-GÖKHAN AYYILDIZ)

 

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz