BAYRAMPAŞA: 0-2 :B.B.BODRUMSPOR

BAYRAMPAŞA: 0-2 :B.B.BODRUMSPOR

KAYMAKAM’DAN   ANAOKULU ZİYARETİ

KAYMAKAM’DAN   ANAOKULU ZİYARETİ

UKRAYNA’DAN DALAMAN’A KIŞ SEFERLERİ BAŞLIYOR…

UKRAYNA’DAN DALAMAN’A KIŞ SEFERLERİ BAŞLIYOR…

ENGELLİLERDEN  PİKNİK  ETKİNLİĞİ

ENGELLİLERDEN  PİKNİK  ETKİNLİĞİ

METE AY  TURİZMİ  DEĞERLENDİRDİ

METE AY  TURİZMİ  DEĞERLENDİRDİ

FETHİYE TABİAT KADINLARI YÜRÜYÜŞ GRUBU-MİHRİBAN ARSLAN
    • beskaza@beskazagazetesi.com
    • 13 Şubat 2018 - 11:36:45

FETHİYE TABİAT KADINLARI YÜRÜYÜŞ GRUBU-MİHRİBAN ARSLAN

 

KÖYCEĞİZ-SULTANİYE KAPLICALARI-KAUNOS ANTİK ŞEHRİ- ÇANDIR-ALAGÖL-İZTUZU-DALYAN DOĞA YÜRÜYÜŞÜ VE GEZİSİ

Dağların Sultanları Bu Gün Kendi katılımcı Rekorunu Kırmıştı. Tam 111 Kişi İle Fethiye’ Den Servislerimize Binerek Köyceğiz’e Doğru Yola Çıktık.

Yağış ihtimali 111 kadının sabah erken saatlerinde yollara dökülmesine mani olmamıştı. Allah’ın izni ile muhteşem bir gün daha dolu dolu bizi bekliyordu..

Bir buçuk saat süren araç Yolculuğu’ndan sonra Köyceğiz gölünün kenarında ki manzara alanında araçlarımızı durdurduk. Burada kısa bir süre fotoğraflama molası verdik. Tekrar araçlarımıza binip Sultaniye Kaplıcalarına doğru yola devam ettik mekan çaylarımızı hazırlamış bizi bekliyordu. Sultaniye kaplıcalarının muhteşem manzarasında sabah çayımızı içip, kahvaltımızı yaptık. Aynı noktadan işaretli Karia yolundan yürüyüşe başladık.. Yürüyüş yolu bir süre sonra Kaunos antik şehrine giden araç yoluna bağlanıyordu. 3 km civarında da asfalt yolun kenarından manzara eşliğinde yürüyüşümüze devam ettik. Yolu kaplamıştık, kadın ordusu gibi yürürken, yoldan geçen araçların merak dolu şaşkın bakışları da gözümüzden kaçmıyordu. Bir süre sonra yolun kenarında yeşillikler İçinde ve rengarenk özellikle de, bu günkü yürüyüşümüzün rengi olan Mor Anemon laleleri tüm alanı kaplamışlardı. Bir anda kendimizi çiçek tarlasının içinde bulduk. Bol bol fotoğraflama yaptık. Yolumuza göl manzarası eşliğinde devam ediyorduk. Her an yağacak gibi duran kapalı hava birden güneş açmıştı. Keyfimiz iyice artmış marşlar eşliğinde ilerliyorduk. Bu gün gezecek görecek çok yerimiz vardı. Araç yolunun fazlalığı da zamanımızı kısıtlamıştı. Bu yüzden güzergâhta bazı kısaltmalar yapmıştım. Dağa doğru ilerleyen Karia yoluna girmeyip Kaunos inen tepenin üstüne kadar, servislerle çıktık ve servislerimiz bizi bu noktada bıraktıktan sonra feribotlarla dalyana geçip bizi bekleyeceklerdi.

Bu noktadan sonra tekrar işaretli Karia yoluna girmiş muhteşem manzara eşliğinde keyifli bir patikada Kaunos’a doğru inişe geçmiştik. Yolumuzun üstünde bizi bir sürpriz bekliyordu. Tepeciği boydan boya ikiye bölmüş antik şehrin dış surları heybetli ve muhteşem görünüyordu. Bir süre kısa bir mola verip bir kısmımız bu surların üzerine çıktık. Buradan yaptığımız canlı yayın, fotoğraflama ve çekimler günün en keyifli bölümlerinden biri idi.

Ve bu patikanın bitimi, bizi sonunda Kaunos antik şehrinin girişindeki döşenmiş taşlı yola getirmişti. Bir süre ilerledikten sonra ören girişine ulaştık.(Antik Çağ’da ticari açıdan önemli bir liman kenti olan Kaunos, zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetmiş. Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl’dü. O zaman deniz Kaunos’un akropolüne kadar gelmekteydi.

Perslerin Anadolu’yu bütünüyle ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girdi. MÖ 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonra Ptolemaios’un yönetimine girdi. Rodos Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında kaldı. Limanın dolmasıyla önemini yitirmeye başlamıştı) Kaunos’a ulaştığımız andan itibaren hava tekrar kapanmış küçük bir fırtına girişimi bile olmuştu. Esintinin artışı kızların antik şehrin kalesine çıkıp fotoğraflama yapmasını engellese de muhteşem şehrin zamanımıza kalan tiyatro ve bir kısmı sular altında kalmış yapıtları gerçekten görünmeye değerdi. Bir saat süren antik şehri gezintimiz sona ermiş, çandır köyüne doğru yola çıkmıştık. Toprak yollar ve köyün mahalle aralarından ilerleyerek öğlen yemeği molamızı vereceğimiz Yörük kültür evine ulaştık… Çaylarımız demlenmiş mekan hazır vaziyete bizi bekliyordu. Yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerimizle bir saat süren öğlen yemeği molamızı yaptık.. Yüzyıllık Yörük kültürünü, kıyafetler, eşyalarla ve aksesuarlarla muhafaza etmiş. Müzeleştirirmiş bu mekan köklü bir Yörük ailesine aitti..

Mekândan ayrılmış yine yollara düşmüştük. Yağmur artık kendini yeryüzüne doğru bırakmıştı. Tatlı tatlı çiseliyordu. Bunun bilincinde tedbirli gelmiştik. Yolumuz ala göle kadar devam etti. Burada teknelerimiz hazır tur için bizi bekliyorlardı. Teknelerimiz üstü kapalıydı yağmurdan çekincemiz de kalmamıştı artık. Yağmur altında tekne turu keyifli olacaktı. Sülüklügöl üzerinde İztuzu’na doğru ilerliyorduk. İztuzu plajını arkasından bir süre karaya çıkıp, iztuzu plajını hiç görmemiş olanlara fırsat yaratmak istemiştim. Buradaki kısa moladan sonra tekrar teknelerimize binip gölün ve dalyan kanalı üzerinde bir buçuk saat süren müzik eğlence eşliğinde turumuza devam ettik. Yolun sonu feribot alanında dalyanda bizi bekleyen servislere ulaşmamızla sona ermişti. Dolu dolu unutulmaz bir gün geçirmiştik. Hava kararmaya başlamıştı bu gün zaman limitimizi bir buçuk saat kadar aşmıştık ama değmişti. Arada böyle keyifli kaçamaklar olurdu. Araçlarımıza binmiş ağzımızda nostaljik nameler mırıldanıyorduk.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz